May 2019
SunMonTueWedThuFriSat
2829301234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930311
2345678
 

"Kadın Gibi" Adamsın!

Biz erkekler kadına bazı roller biçmişiz. Kadın çocuğa bakar, evi temizler, yemek yapar, bize bakar, ne istersen onu yapar, ne istersen onun hakkında konuşur vs… Biz de insani bazı duygularımızı örseleyip; ağlayan, duygusal davranan tüm hemcinslerimizi kadına benzeterek, kendimizce hakaret tümceleri uydurmuşuz. Duygusal arkadaşımızla dalga geçip onu ‘kadın cephesine’ sürmüşüz. Eşini seven ve bunu belli eden erkek de ‘kılıbık’ oluvermiş.

“Hayata Dokun”mayı bir hayat tarzı edinmek sadece kadın için değil, bir erkek için de meziyet olmalı. Çünkü eğer birlikte yaşıyorsak, zaten yeteri kadar ayrışmadık mı? İşte bu yüzden yazımda, biz erkeklerin birbirine yönelttiği alay ifadelerindeki kadına gönderme niteliğinde cümleyi irdelemek istiyorum. Herkesin affına sığınarak başlığımı tekrarlıyorum.“Kadın gibi adamsın!”

Ne kadar kaba bir tümce… Aslında sadece kaba olarak kalsa, yine iyi... Kadınları aşağılayıcı, küçük düşürücü bir söz… Ve bir erkek olarak itiraf etmeliyim ki, hayatımın bir döneminde ben de kullanmıştım. Ama zaman geçtikçe, hayatımda tanıdığım kadınların sayısı arttıkça, bu sözün doğruluğunu ve yerinde olup olmadığını sorgulamaya başladım. Zira annem de, eşim de bir kadın, sevdiğim birçok arkadaşım da… Her şeyden önce, kadınlar bu dünyanın vazgeçilmez parçası değil mi zaten?

Biraz dikkat ettim de, aslında kadınların üstüne yapıştırılmış, ama kadınlardan daha çok biz erkeklerin yaptığı şeyler var hayatın içinde. İlk aklıma gelen dedikodu… Ne kadar çok dedikodu yaptığımızı fark etmeye başladım zamanla. Kadınlar kadar sıkça bir araya gelsek, demek ki zıvanadan çıkacak kadar kötü bir durumdayız. Bazen öyle durumlara şahit oldum ki; bir kadınla, erkek arkadaşımızın arkasından konuşabilecek kadar dedikoduyu sevdiğimizi gördüm. Çok samimi iki erkek arkadaşın, yanında çalışan iki çalışanından bahsederken yaptığı ayrıma bile tanık oldum. Eşinden şikâyetçi erkekler bir araya geldiğinde, biri eşinin sevmediği bir huyunu anlattığında, diğeri; o da bir şey mi, benim hatun şöyle şöyle yaptı, diye anlatmaktan bile çekinmez. Tabii, bu durumun şikayet dışında bir amaçla gerçekleştiğini de gördüm. “Benim hanım her sabah kahvaltımı hazırlar” der biri; diğeri de, “benim ki isterse hazırlamasın” der. Ben bu ikinci tip arkadaşları genelde her sabah işe giderken, ellerinde poğaça ile görürüm ya, neyse… İş yerlerinde dedikodu doruklara ulaşır. Zaten erkek egemen çalışma hayatında kariyer odaklı kıskançlık erkek çalışanlarca yürütülür. Gerekçesi bilinçaltında yatan yetersizliktir. “Çekememezlik genelde kadınlar arasındadır” tezi her gün daha da şiddetli çürütülür. Ancak iş yerinde kıskançlığını açığa çıkaran erkeğe diğer hemcinsinin ''kadın gibi adamsın'' demesi de kaçınılmaz olacaktır. Tabii ki kadınlar da dedikodu yapıyor. Bu işin kadını, erkeği, eşcinseli yok ki… İnsanın olduğu yerde rekabet olacak, rekabet de geri beyinlerce kıskançlığa dönüşecektir. Ancak erkek yine de tüm kötü özellikleri üzerinden atmak için kadına yapıştırdığı “dedikoducu” etiketiyle, kendi dedikoduculuğunu hasıraltı etme ‘meziyetini’ korumaya devam ediyor.

Aslında bazen keşke denildiği gibi ''kadın gibi adam'' olabilseydik… Merhametli olurduk. Gerçekten bu kadar çok savaş yaşanmazdı belki de.

Kadın gibi adam olmak… Biz erkekler ancak kadınları suçlayarak devam edebiliriz hayata. Yoksa kendimizle yüzleşmek zorunda kalırız ki; bu durum bizi hiç mi hiç, mutlu etmez. Bizler kabalığı erkeksi bir meziyet gördüğümüz müddetçe, yarattığımız egemenlik devam ettiği müddetçe mi mutlu olacağız? Yoksa fiziksel ve doğal farklılıklara rağmen, kadının en az bizim kadar birey olduğunu anlamamız mümkün değil mi? Eşit olmak için sadece insan olmanın yeterli olduğunu anladığımızda dünyanın nasıl da güzelleştiğine tanık olacağımızı bilmeliyiz. Ve biz erkekler artık, egolarımızın esaretinde yaşamaya son vermeliyiz. Ve bu kaba sözleri belleklerden silmeye başlamalıyız.

Bugüne kadar, bu sözü ne kadar çok kullandıysam, tanıdığım ve tanımadığım tüm kadınlardan af dileyerek erkekler adına bir adım atmayı kendime bir görev atfediyor tüm kadınlardan özür diliyorum.

Sevgi ve saygılarımla.

Doğan Özcan
Hayata Dokun, Co Editor

Editör Notu: “Kadın Gibi Adamsın” makalesi, sürekli okuyucularımızdan Sayın Ayhan Muhittin Kuşçuoğlu’nun gönderdiği yazı taslağının Sayın Doğan Özcan tarafından yeniden kaleme alınmasıyla yayımdadır.

Sayın Ayhan Muhittin Kuşçuoğlu’na Hayata Dokun’a verdiği katkıdan dolayı teşekkür ederim.

 
Hayata Dokun Derneği Kütüphanesi

Eğitimin sosyal hayatın desteklenmesi gereken yegane unsur olduğunu öngören Derneğimiz, 2012 yılından bu yana; Van, Muş, Tekirdağ, Diyarbakır, Trabzon ve İzmir illerindeki köy okullarına kütüphaneler açmaktadır. Her yıl ortalama 5 kütüphane açan derneğimizin...
DEVAMI...


Jehan Barbur Şarkılarıyla Hayata Dokunuyor Konseri

Sanatçı Jehan Barbur’un Hayata Dokun Derneği yararına verdiği konser İstanbul Bilgi Üniversitesi Mezunlar Derneği desteğiyle 26 Nisan 2013’te Bilgi Üniversitesi Kuştepe Ka...
DEVAMI...


Hayata Dokun’an Üniversiteler

2010’dan bu yana her yıl İstanbul Merkezli tüm devlet ve belli başlı özel üniversitelerde yapılan üniversite öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen konferans...
DEVAMI...


Tüm projeler için tıklayınız