July 2019
SunMonTueWedThuFriSat
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910
 

Yeme Bozuklukları

Yemek yeme; insanın büyüme, gelişme, sağlıklı bir şekilde yaşamına devam edebilmesi için vazgeçilmezdir. Hızla değişen dünyaya ayak uydurabilmek adına insanlar, farkında olarak veya olmayarak bazı alışkanlıklarını yeni düzene uydurmak zorunda kalıyorlar. Bu uyum süreci bazen istenmedik sonuçlara yol açabiliyor.

Toplumların yemek yeme alışkanlıklarındaki değişmeler, yeme bozuklukları şeklinde tanımlanabilen birtakım sorunları da beraberinde getirmektedir. Günümüzde de en sık karşılaşılan yeme bozuklukları; Anoreksiya nevroza (yemek yememe), Bulimiya nevroza (yemek yiyip kusma)’dır.
Anoreksiya Nevroza:

Şişmanlamaya karşı geliştirilen aşırı korku sebebiyle bilinçli ve bir şekilde gereğinden fazla zayıf kalmaya çaba gösterme şeklinde tanımlayabileceğimiz ve hastaların yemeyerek zayıf kalmayı başardıkları bir yeme bozukluğudur. Genel olarak 13 – 17 yaşları arasında başlayan ve büyük oranda kız çocuklarında görülen bir rahatsızlıktır.

Hastalığa yakalanan kişi ne kadar aç olsa da yemek yemez. Her zaman aklının bir kenarında “ya şişmanlarsam” şeklinde bir endişe vardır ve kendince bu acı sonla karşılaşmamak için ısrarla yemek yemez. Yememesine rağmen bir noktadan sonra aynanın karşısında duyduğu ses hep aynıdır; “daha zayıf olmalısın”. Bedenleriyle ilgili algıları olumsuzdur, ne kadar zayıflasalar da kendilerini hep şişman görürler. Bu durum bir noktadan sonra saplantıya dönüşür.

Bulimiya Nevroza:

Şişmanlamaya karşı duyulan endişeyle beraber durdurulamayan bir yeme arzusu ve sonrasında yenilen yemeklerin pişmanlığıyla gelen ve yenilenlerin kusulmasıyla seyreden bir rahatsızlıktır. Bireyler yeme ihtiyaçları başladığında tüm engellemelerine, endişelerine ve kaygılarına rağmen yeme arzusunun önüne geçememektedirler. Yiyerek ilk atağı atlatıp, kusarak ta kendilerini rahatlatırlar. Bu rahatsızlıkta sıklıkla kadınlarda görülmektedir.

Yeme bozukluğunun nasıl başlayacağı ve ne yönde seyredeceği kişiye göre değişmektedir. Ancak hastaların hepsinde ortak olan nokta kendi vücutları ile ilgili olumsuz algılamadır.

Özellikle ergenlik çağıyla birlikte bireylerin vücutlarıyla ilgili daha hassas olmaları gayet normaldir. Vücutları hızlı bir şekilde değişirken karşı cinsle ilgi sosyal bir baskı ve güzel görünme isteği ön plandadır. Bu dönemde ebeveynlerinde dikkatli bir şekilde davranıp, çocuklarının nasıl göründüklerinden ziyade nasıl bir insan olduklarının üzerine eğilmeleri gençlerin yemek konusunda değişik saplantılar içerisine girmelerini engelleyecektir. Özellikle kız çocuklarında yemek konusunda aşırı hassasiyet gösteren anne babalar çocukları açısından bu durumun bir takıntı haline gelmesini farkında olmadan desteklemiş olurlar.

Yeme bozuklukları daha çok kadınlarda görülmektedir. Bunda içinde yaşanılan toplumdaki güzellik ve kadın imajları oldukça etkilidir. Her gün yazılı ve görsel kitle iletişim araçlarında görülen kadın imajı, yani ergenlik çağındaki genç kızların olmak istedikleri, kendilerini özdeşleştirdikleri kadın imajı belli ölçülerde olan ve o ölçüler dışında güzellik kavramından pek bahsedilmeyen zayıf kadındır. Bu rahatsızlıklara yakalanmada tek etken olarak değerlendirilemese de özellikle televizyonlara mahkûm edilen az gelişmiş toplumlarda önemli bir yere sahiptir.

Her ne kadar rahatsızlığa yakalanan bireylerin rahatsızlıklarını reddetmelerine ve yardım taleplerini de geri çevirmelerine rağmen erken fark edilmesi olumlu geri dönüş açısından oldukça faydalı olacaktır.

İlke kararımız gereğince istemediğiniz takdirde kişisel bilgileriniz III. Kişi, kurum ve www.hayatadokun.org ‘ta açıklanmayacaktır.

Saygılarımla.

Fatih ARICA

 
Hayata Dokun Derneği Kütüphanesi

Eğitimin sosyal hayatın desteklenmesi gereken yegane unsur olduğunu öngören Derneğimiz, 2012 yılından bu yana; Van, Muş, Tekirdağ, Diyarbakır, Trabzon ve İzmir illerindeki köy okullarına kütüphaneler açmaktadır. Her yıl ortalama 5 kütüphane açan derneğimizin...
DEVAMI...


Jehan Barbur Şarkılarıyla Hayata Dokunuyor Konseri

Sanatçı Jehan Barbur’un Hayata Dokun Derneği yararına verdiği konser İstanbul Bilgi Üniversitesi Mezunlar Derneği desteğiyle 26 Nisan 2013’te Bilgi Üniversitesi Kuştepe Ka...
DEVAMI...


Hayata Dokun’an Üniversiteler

2010’dan bu yana her yıl İstanbul Merkezli tüm devlet ve belli başlı özel üniversitelerde yapılan üniversite öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen konferans...
DEVAMI...


Tüm projeler için tıklayınız